İzmir Bornova' da bir mahalle. Askerden yeni dönmüş, Altay kulübündeki futbolculuk kariyeri sakatlanma sonucu başlamadan bitmiş, işşiz, annesinin ricasıyla bir tanıdıklarının taksisinde çalışmak için sıra bekleyen Hakan ( Öner Erkan ) "düz lise"nin son sınıfında okuyan, okula gitmek yerine Anadolu lisesindeki erkeklerle gönül eğlendiren Özlem' e ( Damla Sönmez ) aşık olmuştur. Hakan mahallenin bakkalının önünde pineklerken, Salih Abi'sinden ( Kadir Çermik ) hayat dersleri almaktadır. Salih iyi aile çocuğuyken, babasının TRT'deki işini kaybetmesi sonucu okumayı bırakıp gayrımeşru işlere girmiş, kendince bir hayat felsefesi olan bir uyuşturucu satıcısıdır. Aynı zamanda yine mahallenin bir başka sakini, ileri yaşına rağmen hala felsefe doktorasını bitirememiş, geçimini karısından ve porno dergilere yazdığı fantazi hikayelerden sağlayan Murat'ın da ( Erkan Bektaş ) çocukluk arkadaşıdır. Özlem'e aşkını Salih Abi'sine anlatan Hakan' ı büyük sürprizler beklemektedir. Salih Abi Özlem'in ne mal olduğunu, onun Kolejin gençleri ile düşüp kalktığını bilmektedir. Arkadaşı Murat'a Özlem'le yaşadığı bir macerasını cinsel fantazi olarak anlatmış, Murat da bu hikayeyi dergilerde yer ve adları değiştirirerek yayınlamıştır. Bakkalın önünde esrar almak için Salih'i bekleyen Murat hikayeyi Hakan'a anlatır. Hakan cinsel fantazinin nesnesinin aşık olduğu kız Özlem olduğunu hemen anlar ve onaylattırmak için Özlem'e gider. Özlem, Salih'in kendisine tecavüze kalktığını doğrular ve başka şeyler de anlatır. Fantazi kurma sırası Hakan'a gelmiştir...
İnan Temelkuran' ı kutluyoruz, ikinci filmi de ( ilki ne yazık ki, seyredemediğimiz "Made İn Europe"du, ve Altın Koza Adana'dan ödüllerle dönmüştü ) Antalya Altın Portakal' da en iyi film ödülüyle tasdiklendi. Doğrusu Zeki Demirkubuz'un gençliğini özlerken, İnan Temelkuran' ın genç enerjisiyle karşımıza çıkması sevindirici oldu. Sağlam, üzerinde emek harcanmış bir senaryoya dayanan hikayenin, yönetmenin de gençliğini geçirdiği İzmir Bornova'nın belli ki aşina mekanlarında ilk filmdeki biribirini tanıyan ekip ve oyuncu kadrosuyla çekilmesi, "Bornova Bornova" nın niteliğini artırıyor. Kimi efektlerin ve kurgunun yönetmenin belli ki beğendiği başka filmlerden alınması, acemice alıntılanmış bir taklit duygusu yaratmıyor. Zaten yönetmen bir söyleşisinde sinema diliyle ilgili referanslarını açıkça ortaya koyuyor. Oyuncuların da yönetmenle olan zihinsel alışverişlerinin tatmikar olması, filmin bütünsel değerini artırıyor. Metin Erksan, Halit Refiğ geleneğine selam gönderen ışık ve mizansen çalışması, hikayenin gerilim dolu düğüm sahnelerini güçlendiriyor. İnan Temelkuran'ı tebrik ediyoruz, özellikle oyuncu yönetimi ve iki oyuncusuna kazandırdığı portakallar için. Gel gör ki, bu çok popüler olması gereken "gençlik filmi"nin, festival filmi kategorisinde sınırlı sayıda salonda gösterime girmesini de manidar buluyoruz.
Son Güncelleme ( Cumartesi, 05 Aralık 2009 11:04 )